Kayıtlar

Ocak, 2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

EŞİT MASALLAR

Resim
  "Çocukken çok masal dinledik. Büyüdük, çocuklarımıza da bu masalları öğrettik. Aslında fark etmeden eşitlikçi olmayan roller biçtik. Pamuk Prenses’e bir cadı elma verdi, çaresizce onu bir prensin öpmesini bekledi. Sindirella hep acılar çekti, tek kurtuluş yolu kendini prense beğendirmekti. Kırmızı Başlıklı Kız çok saftı kurda inandı, kurt onu bir lokmada midesine attı. Peki başka masallar mümkün olamaz mı? Bir ülkede zeki, gözü kara prensesler ve tıpkı onlar gibi cesur, iyi kalpli prensler yaşayamaz mı? Üvey anneler hep kötü mü olmalı? Prensesler hep prenslerini beklemek zorunda mı ya da prenslerin tek görevi prensesleri kurtarmak mı? Bu rolleri değiştirirsek, toplumdaki roller de değişir. Çünkü kadın-erkek eşitliği kavramı, küçük yaşta gelişir. Biz eşit bir geleceğe inanıyoruz. Bunun için Eşit Masallar projesini hayata geçiriyoruz.  Eşit bir yarına uyansın çocuklar!" Böyle güzel bir manifestosu var projenin. Özetle anlatıyor aslında her şeyi. Bana takdir etmek kalıyor sade...

BİR MÜZİK RÜYASI-ÇEKİRDEK SANAT EVİ

Resim
                                             Bir ev düşünün her duvarı sanat kokan. Bir ev düşünün ki döneminin boğucu atmosferinde gelecekten umut bekleyen insanlara nefes olan. Öyle bir ev düşünün ki bugün bile gönlümüze ferahlık veren şarkıların yükseldiği, onların bize miras kalmasının en önemli nedenlerinden biri olan. Öyle bir ev ki yıllar öncesinden salonunda yankılanan sesleri günümüze ulaştıran. Şarkıları pencere önünden rüzgara doğru söylenen. Rüzgarın kıvrımlarıyla denize denizden yüreklere sürüklenen. Düşler kurduran, düşleri gerçek yapan. Çekirdek Sanat Evi böyle masalsı bir misyona sahip olmuş bir oluşumdu. Fikret Kızılok ve Bülent Ortaçgil gibi iki dev ismin omuzlarında yükselen her yönüyle bu ikilinin devrimsel ruhu ve naifliğini taşıyan bu düş gibi yapı el çizimi kapakları ve o günlerin kayıtları olmasa dilden dile bir efsane olarak kalacaktı belki de....

NEDİR BU NORMAL?

Resim
  Hayat normal akışında devam etmesin artık!  Bir dönem haber bültenlerinde en çok duyduğumuz cümlelerden biriydi. Büyük felaketler yaşanır, bombalar patlar, depremler olur, madenler çöker, kazalar yaşanır yüzlerce insan ölür ve bir spiker çıkar der ki "Hayat normal akışında devam ediyor." Çok öfkelenirdim, çok kızardım. Bülent Ortaçgil'in naif sesi çınlardı kulağımda "Nedir bu normal?" Normal miydi gerçekten yaşanan her şey. Hiçbir şey olmamış gibi 'normal' hayatlarımıza devam edebilir miydik? 10 yıl önce aşağıdaki satırları yazmıştım bu konu üzerine.