İSTANBUL EDEBİYAT HARİTASI

 



            İstanbul'da yaşamaya başladığımda hayalim bu büyüleyici şehir için sayfalarca şey yazmaktı. Öyle ya onlarca şairi, yazarı verdiği ilham ile beslemişti bu şehir. Boğazıyla, tarihiyle, kültürüyle, yeşiliyle. Ben de gözlerimi kapatır dinlerdim güzel İstanbul'u. Boğaza karşı oturur izlerdim denizin maviliğini. Hem de göz kırparken bana tüm güzelliği Kız kulesi. Elimiz kalem tutuyordu iyi kötü. Bu manzarayı görünce dökülüverecekti satırlar kalemimden. Bir Orhan Veli olmak elbette ne haddime ama İstanbul böyle bir şehir değil miydi işte. Yazdırıverirdi insana ruhunun içinden akıp gidenleri. 
            Marifetin yalnızca İstanbul olmadığını anlamam geç olmadı. Ortadaki tek gerçek edebiyat ve sanat dünyasının en güçlü isimlerinin bu şehrin sokaklarını adımlamış olması, aynı manzaraya karşı oturmaları ve tarihin bir parçası olma hissiyatıydı. Beni hala mest eden bir detaydır bu büyük isimler ile farklı zamanlarda da olsa aynı kentin sınırlarını paylaşmak. Onlarla aynı yolları adımlamak, acısını, sevincini bu denize karşı haykırdığını bilmek, satırlarında, dizelerindeki İstanbul'u görmek inanılmaz bir his.  Bazıları müze olarak düzenlemiş evlerinin önünden geçtiğimde bile büyük bir heyecan yaşıyorum.             Böyle zengin bir tarihe ev sahipliği yapan İstanbul'da maalesef bu konuda da hatır bilirlik, tarihe sahip çıkma bilincimiz sınıfta kalmış durumda. Çok az ev, mekan bugün kayıtlara geçirilerek insanlara tanıtılıyor. Bahriye Çeri yaptığı çalışma ile bu zengin tarihe ışık tutuyor. Çok geniş kapsamlı araştırmalara dayanan eser semt semt kültür ve edebiyat alanındaki isimlerin izinin sürüyor. Yaşadıkları evler, bir araya geldikleri sohbet ettikleri mekanlar, müdavim oldukları yerler.. Her bir sayfayı hayranlıkla okudum. Divan edebiyatı şairi Nev'i den Aziz Nesin'e, Orhan Kemal'den Nazım Hikmet'e, Recaizade Mahmut Ekrem'den Edip Cansever'e yüzden fazla ismin yaşamlarına İstanbul sokaklarından tanıklık ediyorum. 
        Bazen boğazda bir yalıda buluyorum kendimi bazen Şişli'de bir apartmanın önünde. Sıklıkla geçtiğim yollardan birinde hayranlıkla okuduğum satırların yazıldığı binanın önünden kim bilir kaç kez geçmiş olduğumu okuyorum şaşkınlıkla. 
         İstanbul Edebiyat Haritası ile sevdiğimiz yazarların hayatlarına dokunan coğrafyayı kendi adımlarımla keşfetme imkanı buluyoruz. Ve bir kahraman olarak kalbimde, zihnimde yer edinen büyük isimlerin aslında hayatın ne kadar içinde olduğunun farkına varıyorum. Onları büyük yapan elbette eşsiz yetenekleri, incelikli yürekleri ama aynı zamanda hayata farklı bakabilme kabiliyetleri. Bu haritanın gösterdiği yol haritasını takip ederken ben de artık bambaşka bakıyorum İstanbul'a. İstanbul Edebiyat Haritası rehberliğinde şiirlerin, romanların, öykülerin peşi sıra yeni rotalar oluşturuldu. Haydi başlayalım :) 


İstanbul deyince aklıma martı gelir
Yarısı gümüş, yarısı köpük
yarısı balık yarısı kuş
İstanbul deyince aklıma bir masal gelir
Bir varmış bir yokmuş
...


Bedri Rahmi Eyüboğlu





Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

MÜZİĞİN KÜÇÜK DEHASI: İPEK NİSA GÖKER

YAVUZ ÇETİN'E SELAM GECESİ

ADOLESCENCE- BİR ERGENLİK DİZİSİ