YAVUZ ÇETİN'E SELAM GECESİ
Harbiye açık hava sahnesinde unutulmaz bir geceye şahitlik ettik. Gitarın altın çocuğu Yavuz Çetin aramızdan ayrılışının 24. yılında unutulmaz bir konserle anıldı. Birbirinden usta isimlerin Yavuz için onu şarkılarını söylediği çok özel gece binlerce insan için eşsiz anılar olarak tarihe kazındı.
Bir gitaristten çok fazlası Yavuz Çetin. Onun bizim için ne anlam ifade ettiğini daha önce uzun uzun yazmıştım. Her bir cümlesi hala aynı duygu ve fikirle, katlanan bir hasretle yüreğimizde.
https://gitarvizyon.blogspot.com/2014/07/gitarn-altn-cocugu-yavuz-cetin.html
Etkinliğin afişini gördüğümüzde elbette çok heyecanlandık. Sevgili Yavuz Çetin sevdiğimiz isimler tarafından anılacaktı. Üstelik dört bin kişilik bir açık hava sahnesinde. Bu enfes deneyim için hazırdık.
Neyzen Özsarı şefliğinde İbb orkestrası sahnedeki yerini aldı önce. Arkada bunca enstrümanın çok sesliliği konsere başka bir boyut getirdi. Açılışı Yavuz Çetin'in bodrum günlerinden sahne arkadaşı Tanju Eksek, Blue Blues Band ile müzik birlikteliği ve dostluk yapmış Batu Mutlugil ve oğlu Yavuzcan Çetin yaptı. İkisi de altın çocukla tanışma hikayelerini anlattı. Hikayenin başlangıcına götürdüler bizi. Yavuz Çetin şarkıları izinde sürecek iki saatlik müzik yolculuğu da başlamış oldu böylece.
Görkem Baharoğlu "Hiç Düşünmezsin" performansı ile karşıladı bizleri. Sonra eski dostu Tanju Eksek aldı mikrofonu eline. Ve bizi belki aylarca, kim bilir ne duygular ile adımladıkları "Sahil"e götürdü. O sırada fona yansıyan Didem Berkes ve Yavuz Çetin'in sahildeki görüntüleri binlerce insanın gözünde minik bir damla biriktirdi. Onsuz kalan sahillerin hüznü ve yalnızlığı çekilir gibi değildi.
Görkem Baharoğlu ve Begüm Akman ikilisinin "Onun Şarkısı" vardı sırada. Yavuz Çetin'in kalbinden süzülen tertemiz aşkın notaları titretti yeniden yüreklerimizi.
Usta gitarist Akın Eldes muhteşem performansı ile Yavuz Çetin'e bir selam yolladı. Eminim onun gitarından yükselen sesler ruhuna ulaştı.
Batu Mutlugil "Bul Beni" için sahnede yerini aldı. Açıkçası hepimizin iyi olmaktan çok uzakta olduğu, kendimizi kaybolmuş hissettiğimiz bu zamanlarda bu şarkıyı senfonik bir güçle yeniden duymak eminim bir çoğumuzun ruhunu sardı. Hele de solodaki Akın Eldes - Batu Mutlugil performansı tarihte yerini alacak enfes bir andı.
Murat İlkan'nın güçlü sesinden dinlediğimiz "Kimse Bilemez"e tüm yüreğimizle eşlik ettik. Su gibi akıp giden hayat içinde değişen şeyler hangimizi korkutmuyordu ki? Ve kim bilebilirdi ki bu büyük adamın kendi içinde neler düşlediğini, neler istediğini. Ve bu erken vedayı hatırladığımızda hepimiz aynı sözlerle isyan ediyorduk "Güzel olan her şey neden çabuk biter?"
Yeniden Görkem Baharoğlu "Cherokee" ile sahnede devleşirken "herkesin derdi ayrı, herkesin derdi aynıydı" gerçekten.
Tuncer Tunceli gitarını eline aldı sonra. O çaldı Yavuzcan Çetin söyledi. Geriye kalmıştı sadece "Bir Kaç Saat" Yavuzcan ayrıca babasının emektar gitarı ile konser boyunca sahnedeydi. Yani onun ruhu oğlunun ellerinde aslında hep bizimleydi.
Korhan Kodaman ve Dinçer Tuğmaner'in eğlenceli "Seni Çok İstiyorum" performansı Tuncer Tunceli'nin gitarı ile güzelleşti. Açık havada binler içinde biriken yılların özlemini ve dünyalar kadar sevgiyi Yavuz abisine gönderdi.
Sonrasında Ceylan Ertem tüm zarafetiyle sahnedeydi. "Köle" yi kendi müthiş yorumu ile seslendirmeden önce emeği geçen herkese bir teşekkür konuşması yaparken Yavuzcan'ı da onurlandırdı. Gerçekten tüm gece boyunca hissettiğim buydu. Bu güzel adam geride bıraktığı ailesinin onun mirasına böyle içtenlikle sahip çıkıp yüceltmesiyle kim bilir nasıl gurur duyardı.
Aranın ardından Kaan Tangöze mızıkası ve gitarının berrak sesi ile "Ağlamayı Sevmem Ben" şarkısına hayat verdi. Melis Danişmend "Bilmem Neden İnat Ettim" ile geceye adını yazdırdı.
Rock müziğin efsane grubu Pentagram'ın "Dünya" performansı ile müziğin zirvesini yaşattı. Rock ve blues tonunun her rengini barındıran bu nefis şarkı Pentagram ve senfoni dokunuşuyla bambaşka bir boyut kazandı.
Arkasından yine Görkem Baharoğlu'ndan gelen "Oyuncak Dünya" yorumu adeta yapbozu tamamlayan parçalar gibiydi. Kimilerinin doktorculuk, kimilerinin hırsız-polis, kimilerinin evcilik oynadığı dünyada müzisyeni oynayan hem de olabilecek en olağanüstü bir performansla oynayan Yavuz Çetin iyi ki bu dünyadan geçti.
Baterinin yıldızı Burak Gürpınar'ın ritmine Tanju Eksek eşlik etti ve ortaya mükemmel bir "Her Şey Biter" yorumu çıktı. Bu şarkının sözlerinde bulduğum dehşetli hüzün Yavuz'un mezar taşının hatırlatması mı yoksa hayatın geçiciliğini ifade edişindeki güç mü bilmiyorum. Ama ne zaman dinlesem yüreğimde bir yumru oluşuyor. Bir süre kendime gelemiyorum.
O sırada ekibe Serdar Öztop ekleniyor ve "Hisset Beni" ile bambaşka bir evrene ışınlanıyor gerçekten tüm gece boyunca müziğin yaşattığı tüm duygular ile gitarın altın çocuğunu hissediyoruz.
Hayko Cepkin'in tüm ihtişamıyla sahnede yerini almasıyla yeni bir hisle gökyüzünde buluyoruz kendimizi. "Benimle Uçmak İster Misin?" Hayko Cepkin yorumu ile topraktan ayırılıp tüm dertlerimizi bir an için unutuyoruz.
"Sadece Senin Olmak İstedim" Yavuzcan Çetin'in sesinden yankılanıyor. Aşk denen duyguyu yeniden keşfediyoruz hep birlikte.
Gecenin finalini Nejat Yavaşoğulları ve Akın Eldes yapıyor "Yaşamak İstemem" ile. Bu şarkısının sanıldığının aksine bir intihar mektubu değil tam aksine bu çürümüş düzen içinde inatla yaşamaya çalışan ruhların bir isyanı olduğunun bilinci ile tüm gücümüzle eşlik ediyoruz bağıra çağıra. Çünkü biz Yavuz Çetin ile birlikte farkına vardık yaratılan sistemin, dayatılan eğitimin, kurulan kirli çarkların bize ait olmadığını. İçimizdeki bu ait olamayışın isyanını haykırdık onun şarkılarıyla. Kaçacak delik aradığımızda onun müziğine sığındık. Ama onu bu dünyaya sığdıramadık. Hassas kalbine bir çare olamadık. "Kurtar beni" deyişine el uzatamadık. Şimdi suçumuzu hafifletmeye çalışırcasına koşarak geldik onun sesine ses olmaya. İçimiz biraz buruk. Ona olan bu sonsuz sevgiyi görebilseydi demekten kendini alamıyor insan. Bu sahnede onun şarkılarını ondan dinlemenin keyfini kimse bilemez. Maalesef kimse bilemeyecek.
Her şeye rağmen gökyüzünde bir yerlerden bizi gördüğüne inanmak iyi geliyor insana. Bunca usta ismin onu hatırlamak, anmak, anlamak, ismini yaşatmak için bir araya gelmesi tarihe geçecek bir organizasyon oldu. Fikrinden icrasına emeği olan tüm güzel insanlara ne kadar teşekkür etsek az. En çok da Didem Berkes ve Yavuzcan Çetin'e müzik dünyamızın en yetenekli abisini binbir emekle yaşatmaya verdikleri değer için. İyi ki varsınız.
Son olarak ne denir ki.. Bir gün gelir herkes kendi yoluna gider.. Her şey nasıl başladıysa öyle biter.. Her şey biter..



.jpeg)


Yorumlar
Yorum Gönder