Yaşatmak İçin Yaşamak
Yaşamak-ölmek bizim elimizde mi? Değil. Peki yaşatmak ya da öldürmek? Nefes alan bir canlıyı ufak bir yardımla hayatta tutma ihtimaline sarılmak mı görmezden gelip ölümünü beklemek mi daha ahlaklı? Dünya üzerinde bir şekilde hayata başlayıp nefes alan, ruhu olan tüm canlılar elbette yaşamayı hak ediyor. En temel hak değil mi bu? Sadece insanlar değil herkes için! Ağaç, çiçek, kedi, köpek, karınca için. Hangisinin hayatı daha kıymetli diğerinden? İnsan var olsun diye yok mu olmalı gerçekten kalan tüm türler? Bu kararı verme yetkisini bize kim veriyor peki? Muktedir miyiz bir canı alıp almama yargısını vermeye?
Evimizin küçücük bahçesine doğum yaptı kedi. Üstelik annelik konusunda pek de tecrübeli değildi. Daha önce dünyaya getirdiği yavruların çoğu yitip gitti, büyütemedi. İki gün önce öylece ortaya doğuruverdi altı tane miniği. Hiçbir şeyden habersiz, kendi sıcaklıklarına sokulan altı yavru kedi. Bu sabah üçü kalmıştı geriye. Yerde sürüklene sürüklene bir ip gelip dolaşmış bedenlerine. Birinin ayağını kopma noktasına getirmiş. Biri göbek bağı ile hala can çekişmekte. Anne ise hala yavrulardan bihaber kendini sevdirmenin derdinde. Nasıl görmezden gelirsin mesela? Nasıl arkanı dönüp gidersin? Henüz nefes alan, yaşamak istiyorum diyen o minicik ruhları kaderine nasıl terk edersin? Bunu yaparsan insanlıktan nasıl bahsedebilirsin? Birini kaybettik maalesef. Diğer ikisi için elimizden geleni yaptık. Artık hayata tutunmaları için dua etmekten başka çaremiz yok. Eve gelip canım Badem ve canım Kaju'ya daha sıkı sarılıp en azından onların hikayelerini değiştirebildiğimiz için şükrediyorum. En azından bunu yapabildik diyorum.
Tam bu günlerde ülkemizde sokak hayvanlarını toplatıp öldürmek üzerine bir kanun geçirmek üzere mecliste "büyüklerimiz"! "Öldüreceğiz" diyenlere karşı "yaşatacağız" diye direniyoruz yine. Tıpkı ağaçlar kesilmesin diye direndiğimiz gibi. Çok canımı acıtıyor bu. Ne demek öldürmek için diretmek. Her yol mu denendi gerçekten. Güvenli sokaklar için başka hiçbir çare bulunamadı mı? Ya da zaten hiç istenmedi mi? O devasa bütçelerden bu canlara bir pay ayrılamaz tabi ne münasebet. Peki istirmarcısı, tacizcisi, hırsısı katili elini kolunu sallayarak gezerken sadece köpekleri toplayıp öldürerek gerçekten sokaklarımız daha güvenli olacak değil mi? Bu organize kötülükle mücadele etmek çok zor, çok yıpratıcı. Ama vazgeçecek değiliz. Ortalığı onlara bırakacak değiliz. İnatla yaşatacağız umudu, sevgiyi. Yaşatacağız nefes aldığımız sürece iyiliği...
Yorumlar
Yorum Gönder